Yolculuğum ağrıyla başladı. Beni insana götürdü.
Otuz yılı aşkın süredir insan bedeni, bedenin işlevleri ve yaşadığı rahatsızlıklar üzerine çalışıyorum.
Mesleki köklerim fizyoterapiye, özellikle kronik ağrıların tedavisine dayanıyor. İnsanlarla ve onların yaşadığı rahatsızlıklarla yıllar boyunca çalışmak, bakış açımı değiştirdi.
Artık yalnızca hastalık değil, giderek o hastalığı deneyimleyen insan ilgimi çekmeye başladı. Onun inançları, duyguları, ilişkileri, yaşam koşulları ve davranışları. Biyopsikososyal sağlık anlayışıyla ilgilenmem beni nörobilime, psikosomatiğe, psikofizyolojiye ve psikolojiye yöneltti. Özellikle C. G. Jung’un derinlik psikolojisi, Eugene Gendlin’in bedensel olarak hissedilen deneyim felsefesi, Rollo May’in varoluşçu psikolojisi ve Merleau-Ponty’nin fenomenolojisi düşünce dünyamı derinden etkiledi.
Yıllar geçtikçe bir soru benim için giderek daha önemli hâle geldi:
Yalnızca bir insanın neden acı çektiği değil, hayatını gerçekte nasıl deneyimlediği.
Bu arayış beni klasik fizyoterapinin ötesine taşıdı. Psikosomatik yaşantı ve yaşamda yön bulmaya ilişkin konularda, büyük ölçüde kendi kendime öğrenerek kendimi geliştirdim.
Kendimiz hakkında bildiklerimiz ile yaşadıklarımız arasında koca bir hayat olabilir.
KİLOMETRE TAŞLARI
Beden, ruhsal süreçler ve yaşam arasındaki karşılıklı etkileşimler üzerine 500’den fazla konferans ve sunum
Kronik hastalığı olan insanlarla 100.000’den fazla seans
Terapötik çalışmalar kapsamında 20 yıllık Sağlık ve Yaşam Koçluğu deneyimi
Nöromüsküler Terapi, iletişim ve biyopsikososyal yaklaşım alanlarında 10’dan fazla ülkede uluslararası eğitmenlik
KİŞİSEL
Dört kız çocuğu babası. Sabah kahvesi, pazar günleri aileyle kahvaltı, elinde bir kitap.
